gögüs estetiği

Göğüs Estetiği

1. Göğüs Büyültme Ameliyatı.
Göğsü büyütmek için içeri bir şey eklemek gerekiyor. Elimizde üç seçenek var, silikon Estetik Burunprotezler, yağ enjeksiyonu, dolgu maddesi.
Silikon protezler en çok tercih edilen seçenek, istediğiniz boyda konabiliyorlar, göğüse bir şekil veriyorlar, ömür boyu kalıcılar ve tek seferde işlem tamamlanıyor.

Yağ enjeksiyonu; yıllarca meme kanseri tanısına engel olur diye tukaka edildikten sonra bütün dünyada aklandı ve kabul gördü. İyi tarafı aynı zamanda vermediğiniz bir kısım yağınızdan da kurtulmuş oluyorsunuz, yabancı bir madde vücudunuza girmiyor, işlem kolay, yağ iğne ile alınıp iğne ile veriliyor, iz yok, kesi dikişi vs… yok, iyileşme nispeten çok daha hızlı riskler düşük. Kötü tarafı işlemi en az 2 kere, bazen 3-4 kere tekrar etmek gerekiyor. Bir seferde verilebilecek yağ miktarı sınırlı, ve verilen yağların bir kısmı bir kaç ay içerisinde eriyor. Ama kalanlar artık erimiyorlar ve kalıcı olarak kabul ediliyorlar. Ben tavsiye ediyorum ve çok severek yapıyorum, ama çok tercih edilen bir yöntem olmadığı kesin.
Dolgu maddeleri; yakın bir tarihte, bir kaç sene önce piyasaya çıktılar, içlerinde hyaluranic acid var. Bu yüzdeki kırışıklıklara kullanılan en meşhur dolgu maddesi, doğal olarak ta deri içerisinde bulunan çok uzun bir şeker molekülü. Meme dokusu altına iğne ile veriliyor. Avantajı işlemin çok kolay olması. Dezavantajları, zamanla erimesi, her sene yarısı kadar üzerine eklemek gerekiyor, verilen miktarın en küçük meme protezinden bile az olması ve çok pahalı bir yöntem olması. Tavsiye eder misiniz derseniz evet ederim, eğer ameliyat istemiyorsanız, çok büyük bir değişiklik istemiyorsanız, her sene gelip iğnemi yaptırırım diyorsanız ve pahalı olması da sizi engellemiyorsa sizin için gerçekten çok uygun olabilir.
Silikon protezler: Asıl konuşulması gereken konu elbette bu. Protezlerin tipleri var, öncelikle bunları özetleyeyim. Her protezin dışı bir top gibi silikondan oluşuyor. Bu topun içerisi ise su ya da sıvı, yani akışkan, ya da daha sert, akmayan nispeten kendi şekli olan bir silikon ile doldurulmuş. Su dolu protezlerin modası çoktan geçti diyebilirim, üzerinde durmaya bile gerek yok, hep duyduğunuz silikon patlamaları bunlarda oluyordu. İçleri akışkan sıvı silikon protezlerde tarihe karıştı, bunlar silikonun dokulara karışması gibi bir tehlike de taşıyorlardı. Bu gün için kullanılabilecek, ömür boyu garantisi olan protezler içleri akışkan olmayan, kendi şekli olan bir silikon macunu ile dolu olanlar. Bu protezlerin patlama çatlama dertleri nerdeyse hiç yok, çünkü protezleri dolduran silikon protezi ikiye kesseniz bile dışarı akmıyor. Yani bir gün proteziniz patlasa bundan haberiniz bile olmayacaktır, ve her şey ilk günkü gibi sapasağlam durmaya devam edecektir.
Bu protezler genellikle anatomik denilen, bir su damlasına benzeyen ve kendi şekli olan protezler. Bu yüzden “damla” olarak ta biliniyorlar. Bir diğer özellikleri de bu şekillerinden geliyor, bu protezler, özellikle emzirme dönemi sonrası içleri boşalmış göğüslerde, memeye şekil vererek bir taşla iki kuş vurmak gibi bir başarı da gösteriyorlar. Böylece bir çok sefer iz bırakan meme dikleştirme ameliyatlarına gerek kalmamış oluyor.
Ben bu ameliyatı daima meme altından yapıyorum. Koltuk altından da yapmak mümkün ama bu durumda içi su dolu protezler kullanılmak durumunda kalınıyor ve sırf bu yüzden ben pek önermiyorum. Meme ucundan da yapılabilir, ama çok önemli bir sakıncası var ve ben bu şekilde kesinlikle yapmıyorum: birincisi meme ucundan yapılan kesi meme ucunda his kaybı ve bazen de emzirme sorunları yaratabiliyor. İkincisi de meme ucundan konulan protezler meme ucunun hemen altındaki meme bezler ve kanallarının içerisinden geçerek yerleştiriliyorlar ve bu kanallar sanılanın aksine “steril” değiller ve bir mikrop ailesi barındırıyorlar. Yani protez kirleniyor ve bu şekilde yerleştiriliyor. Bu ise uzun dönemde kapsül etrafında sert bir doku oluşmasına, yani kapsül gelişimine neden oluyor.
Protezin nereye konacağı da benim mesleğimde yıllarca çok tartışıldı. Meme dokusunun hemen altında duran, yelpaze gibi bir göğüs kası var, protez bu kasın altına ya da üstüne konulabiliyor. Ama bu tartışma son bir kaç yılda çok azaldı. Artık protezleri kasın ne tam altına ne de tam üzerine koymak zorunluluğunda değiliz. Dual plan denilen bir teknik ile kasın yarı altına yarı üzerine protez konabiliniyor. Bir diğer yeni teknikte kasın üzerinde bulunan ve kalın denebilecek bir zarın hemen altına protezleri yerleştirmek. Bu da çok iyi sonuç veriyor ve kasa çok fazla dokunmadan ameliyat çok daha kolay yapılabiliniyor.
Protezin boyutu da çok önemli. Buna karar vermek için “sizer” denilen ve sadece ayna karşısında deneme yapmanız için üretilmiş protezler var. Bunlar deneyerek ameliyat sonunda yaklaşık olarak nasıl bir boy elde edebileceğinizi görebiliyorsunuz. Bence ameliyatın sorunsuz bir şekilde uzun yıllar rahat edebileceğiniz bir şekilde sonuçlanması için önemli şartlardan biri de çok büyük bir ptotez de ısrar etmemek. Konulan protez ne kadar büyük olursa ilerde sorun yaşama ihtimaliniz de o kadar büyüyecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>